Arap dünyası çok karmaşık. İnanın çözebileceğim bir yapıları yok. En kötü yanı da, demokrasi hiç bir şekilde Arap ülkelerinin üzerinde durmuyor.
Kimse çıkıp da Arap Baharı denen safsatayı savunmasın. Arap dünyasında devrilen diktatörlerin yerini her zaman yeni diktatörler alır. Eskiden bunlar darbelerle yapılırdı, artık Hitler'in yöntemini kullanarak, yani sandık ile diktatörlük alınıyor. Maalesef, bu bahsettiğim Arap ülkelerinin arasına Türkiye de kendini sokmaya çalışıyor.
Müslüman Kardeşler adındaki grup, siyasal İslam'ın vücut bulmuş hali. Siyasal İslam ise, Ortadoğu'yu şekillendirme projelerinde, kukla krallıklardan sonra ikinci aşama olarak sözde demokrasi sistemlerinin kilit oyuncusu. Dikkat ettiyseniz, önce Türkiye'de denenen ve siyasi olarak başarılı olan AKP deneyiminden sonra, benzer partiler ve örgütler bütün Arap dünyasında kurulmuş ve iktidar ortağı olmaya hazır hale gelmişlerdir. Tabi bu örgütlerin önünde bir sorun vardı: bu ülkelerde seçim olsa da, seçim ile iktidarı devirmek mümkün değildi. Bu yüzden ayaklanmalar başlatıldı. Sonrası malum, Suriye hariç diğer bütün ülkelerde Arap Baharı başarılı oldu ve iktidarlar devrildi.
![]() |
| Fas'daki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin amblemi |
İktidara gelen siyasal İslamcı partiler, özellikle de Mısır'daki Müslüman Kardeşler, yüksek oy oranı ile iktidara gelmenin verdiği güçle, devirdikleri iktidarları aratır oldular. Getirilen yasaklar, garip ve bağnaz dini kararlar yüzünden, önceden kendilerine yakıştırılan "ılımlı" imajları yerle bir oldu. Zaten, Gezi Parkı olayları sırasında, aynı "ılımlı" İslam düşüncesinin ne kadar ılımlı olduğunu da görmüştük.
Şimdi, Türkiye'deki İslamcılar, sosyal medyadaki profil resimlerini "Rabia" simgesi ile değiştiriyorlar. Aralarında elbette ki Mısır ordusunun sivilleri öldürmesine tepki koyanlar vardır, ama asıl olay siyasal İslam desteği. Çünkü, Mısır'da Müslüman Kardeşler kaybederse, tıpkı Arap Baharı gibi, domino efekti ile diğer Arap ülkelerindeki siyasal İslamcılar da kaybedecek. Tabi, bu işin pilot uygulamasının yapıldığı Türkiye'deki AKP de bundan nasibini alacak. İşin özünde bu korku mevcut.
Türkiye'deki siyasal İslamcıların uyanması lazım. Destek verilen örgüt, sadece Adeviyye Meydanı'nda kurşunlanan insanlar değil - Usame bin Ladin'e akıl hocalığı yapan, birazcık destek alabileceği her güçle -ne kadar inancı uymasa da- işbirliği yapan, ötekileştirmeyi bir politika haline getiren bir yapılanma. Mısır'da olanlardan ders almalılar. Çok acı olsa da, çok anti-demokratik olsa da, Mısır'da olanlar, siyasal İslam'ın artık Ortadoğu şekillenmesinde yerinin olmadığını gösteriyor.
Gidişatı iyi okuyun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder