1970'lerin Yeşilçam filmlerindeki "Laz Müteahhit" karakterinin, bir gün gelip de bir bakanlık koltuğuna oturacağını pek düşünmezdim. Ama şimdi, görevi dere yataklarına TOKİ yapmak, kentsel dönüşüm adıyla insanları yerlerinden etmek olan bir laz müteahhit, "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı" koltuğunda oturuyor. Otursun, eyvallah, kimse bir laz müteahhit bakan olamaz demiyor. Ama, konuşurken o koltuğun yerini unutmamak önemli.
Demiş ki sayın bakan, "biz ara eleman ülkesi oluruz anca". Nedeni de çok daha ironik: "Türkiye'nin konumu gereği ve Müslüman olmamız". Nereden baksan elinde kalacak bir açıklama. Öğrenilmiş çaresizlik olayının bire bir tezahürü. Sayın bakan, kendini o kadar şartlandırmış ki, bu ülkeden "kalem ehli" çıkamayacağını, onun yerine ara eleman olarak, birilerinin ürettiği teknolojiyi tüketen toplum olacağımızı çok rahat ve çok inanarak söyleyebiliyor.
Gerçekçi olmak iyidir, fakat hayallerin yüksek olması ve oraya ulaşmak için çabalama asıl gelişme sebebidir. Biz hayallerimizi, fıkradaki gibi "soğanın cücüğünü" yeme üzerine kurarsak, sürekli başkalarının bize dayattığı ya da zamanı geçtikten sonra bize vermeye tenezzül ettiği teknolojileri kullanmak zorunda kalırız. Bu ülkede, kafası çalışan insanlar var, ve Türkiye'de destek bulabilseler, ya da en azından kimse köstek olmasa, çok güzel teknolojik gelişmeler yapabilecekler. Ama kafa böyle olunca kimse bir şey geliştirmeye cesaret edemiyor ve biraz cesareti olanlar başka ülkelere kaçıyorlar.
Ara elemanlar elbette olacak, fakat, Türkiye'yi Avrupa'nın ucuz işçi ülkesi yapmaya kimse çalışmasın. Yoksa amacınız bu muydu? En az 3 çocuk, 3 de yetmez 5 çocuk, çocuklarınızı devlete hibe edin söylemleri; eğitim kalitesinin düşük bir yerde standartlaştırılması ve bu sayede devlet okullarındaki öğrencilerin aynı düşük seviyede mezun olması hep bunun için miydi? Günde 3 dolara çalışıp, kazandığı parayla TOKİ kutularında oturacak ve taksitli borç bataklarında en son teknoloji tüketim malzemelerini mi alacak?
Bu ülkede mucit de, kalem ehli de yetişir sayın bakan. Gidip de Türkiye'nin konumu ya da halkın çoğunluğunun müslüman olmasını bahane olarak sürmeyin. Bu topraklar, daha da karışık olduğu zamanlarda bile bir çok müslüman bilim adamı, mucit yetiştirdi. Müteahhitlikten bakanlığa siz gelebildiğinize göre, en ücra köşelerden kalem ehli de çıkacaktır. Yeter ki bu şekilde köstek olmayın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder